29 Eylül 2012 Cumartesi

Cennetteki Yabancılar


“ Gece uyanıyorum
Alnımda ter damlacıklarıyla
Gözlerindeki bir bakış
Ölene kadar bırakmayacak peşimi.
...
Söyledikleri doğru...
Her zaman eve dönemezsin
Her zaman ısınmaz için
Aşkta, yetimler gibiyiz
Cennetteki yabancılar.”

Cennetteki Yabancılar’ın ilk cildinde, defalarca okuduğum o sayfada bunlar yazıyor.Diğer çizgi romanlardan farklı olarak Cennetteki Yabancılar’da şiirler var, şarkı sözleri var, duygu var.

Terry Moore son derece yetenekli bir çizer olmasının yanında, duyguları çok iyi hissettirebilen ve hayatın en kötü yüzünü olduğu kadar romantik ve aşkla dolu yüzünü de bize aynı anda anlatabilen bir yazar.

Pek çoğumuzun hayranı olduğu, Sandman serisinin, 1602’nin, Yıldız Tozu’nun yazarı Neil Gaiman, Cennetteki Yabancılar için şu yorumu yapmış:

“AŞK, SEKS VE İLİŞKİLER HAKKINDA ÇOĞU İNSANIN BİLMEDİĞİ ŞEYLER BİR KİTABI DOLDURABİLİR. CENNETTEKİ YABANCILAR İŞTE O KİTAP”

 Kitabın arka kapağında ise şunlar yazıyor:

“Kim demiş kadınlar çizgi roman okumaz diye... Dünyadaki birçok romantik komediye ilham kaynağı olmuş, kadın erkek ilişkilerine değişik bir açıdan bakan, kadınların en çok okuduğu çizgi roman.
Katchoo, kendine göre sakin bir hayat yaşayan genç ve güzel bir kadındır. Zekidir, bağımsızdır ve ev arkadaşı Francine’e deli gibi aşıktır. Fakat bu hayat, nazik ve ısrarcı David’le tanışmaları sonucu değişecektir. Ortaya çıkan aşk üçgeni yer yer aksiyonla süslü muhteşem bir romantik komedi doğurur.

Cennetteki Yabancılar, Terry Moore’dan muhteşem bir grafik roman. Bugüne kadar National Cartoonists Society’nin En İyi Çizgi Roman Ödülü’nü, Will Eisner Comics Industry’nin En İyi Seri Hikaye Ödülü’nü ve GLAAD Medya Ödülleri’nin En İyi Çizgi Roman Ödülü’nü kazanmıştır”

“Çizgi roman okumayı sevmeyen kadın” profiline karşı çıkarak (çizgi roman bağımlısı tek kadın olmadığımı biliyorum!) Cennetteki Yabancılar’ı diğer çizgi romanlardan ayıran önemli bir noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

 Francine’in olduğu kadar, O’ndan çok daha güçlü görünen Katchoo’nun da hepimiz gibi inişli çıkışlı hayatlar yaşaması bu kitabın en beğendiğim özelliklerinden birisi. Hiçbirimizin hayatı mükemmel değil. Hepimiz yaşadığımız dostluk-arkadaşlık-aile-aşk ilişkilerinde biraz mutlu, çokça mutsuz oluyoruz.

Örneğin Francine, mutsuz olduğunda kendini abur cubur yemeye veriyor. Çizgi roman ve animasyonların neredeyse hepsinde, ana karakterlerin kostümünden fiziksel özelliklerine kadar bir tek değişim göremeyiz. Fakat Cennetteki Yabancılar’da Francine kilo alıp veriyor. Bizler gibi sabah kahvaltısı yapıp, sokakta bir şeyler atıştırıyorlar. Fiziksel değişimler olduğu gibi ruh halleri ve duygular da sürekli değişken. Genellikle her sabah çalar saatini odanın değişik köşelerine atıp, her gün bir saat parçalayan Katchoo gibi hissetmediniz mi hiç?

Hayatınızın içine Francine ve Katchoo’nun girmesine müsaade ederseniz, kendi hayat tecrübelerinize benzer tecrübeler yaşadıklarını görecek, onlar için kimi zaman üzülüp, kimi zaman da çok mutlu olacaksınız!


0 yorum:

Yorum Gönder