30 Ekim 2012 Salı

Yattım kalktım manga yaptım!


Hemen hemen ilk sayılarından itibaren manga hazırlayan biri olarak manga hazırlamanın zorluklarından bahsedelim, normal çizgi roman hazırlamanın da kendine has zorlukları olsa da manga, bu konuda tamamen diğer çizgi roman türlerinden hemen ayrılıyor, ve hazırlık aşamasında kendini belli ediyor (Burada kitabın tamamen tersten hazırlanıyor oluşundan bahsetmeyeceğim bile!). 

Özellikle de bu hazırlık aşamasında çeviri, doğrudan Japonca’dan yapılıyorsa, işler daha da bir karmaşıklaşıyor, mangaların grafiksel hazırlığındaki zorlukları başlıklar altında sıralarsak ilk karşımıza çıkan sorun olarak “manganın dili” geliyor, daha sonra bunu balonlama şekli takip ediyor ve hemen ardından da mangaya özgü efektler geliyor.
Şimdi bu sıralamayı biraz açacak olursam, öncelikle dil konusunda karşılaşılan zorluklardan bahsedeyim.
İngilizce çizgi romanları hazırlarken, elimizde mevcut olan İngilizce materyallere bakarak çeviride hangi balona hangi sözcük gelecek, bunu görebiliyoruz; herhangi bir karışıklık olduğunda veya balonlama sırası karıştığında elimizdeki orjinal materyale bakarak hatayı görüp hemen müdahele şansımız oluyor. Ancak mangada işler kesinlikle bu şekilde yürümüyor, mangalar orjinal dilleri olan Japonca’dan çevrildiği için balonlamayı yaparken, çevirmenden gelen çevirileri belirli bir balonlama sırasına göre yerleştiriyor ve en ufak bir hatada, sayfalar arasında boğuşmak zorunda kalabiliyoruz. Çünkü orjinal materyale baktığımızda, bize klavuzluk yapacak en ufak bir bilgiye ulaşamıyoruz, nitekim Japonca tamamen uzak olduğumuz bir dil. Gördüğümüz sadece bize anlamsız gelen işaretler oluyor.
Diğer bir sıkıntı ise balonlama, İngilizce çizgi romanlar Türkçeleştirilirken mevcut çeviri, çoğu zaman orjinal materyaldeki balonlara uyar, nadir de olsa balonlara müdahele etmemiz gerekir ve pek olumsuz bir sonuçla karşılaşmayız ancak söz konusu bir mangaysa burada da işler biraz ters gidebiliyor. Japonca, yukarıdan aşağı yazıldığı için, balonlama da genelde buna uygun olarak yuvarlak veya oval değil de daha çok üstten aşağı elips şeklinde oluyor ve bu tamamen Latin tabanlı soldan sağa (veya tersi) olan alfabeye ters düşüyor. Burada genelde orjinal materyale müdahele etmemiz gerekiyor ancak elimizi kolumuzu bağlayan unsurlar var.
Öncelikle, hazırladığımız manga, dokümanları yüksek çözünürlüklü ve tek katman imaj dosyası olarak geldiği için balonlara kolayca müdahele etmek söz konusu değil.  Burada balona müdahele ederken çok da esnek olduğumuz söylenemez çünkü balonu diğer çizgi romanlar gibi enine fazla genişletmek sayfada doğal olarak çirkin bir görüntü oluşturuyor, ayrıca mangaların balonlama şekline bakarsak, fazla genişleteceğimiz bir balonun, karakterin suratını kapatması olası. Bu yüzden burada yapacağımız müdahaleler minimumla sınırlı. Minimum müdahele yapılan balonlarda ise, heceleme ister istemez çok fazla oluyor. Bu sefer bunu dengelemek için yazı tipine müdahele etmemiz ve maksimum okunabilir düzeyde kalacak şekilde yazı tipinin harf aralarındaki boşlukları ve fontun enine olan genişliği üzerinde değişiklik yapmamız gerekiyor.

Zor  balonlamaya bir örnek.
Bunun haricinde yazarların anlatımda kullandığı başka bir şekil ise balon haricinde yazı kullanma, bu yazılar bazen gövde üzeri, bazen boyun bazense tamamen bir sahne üzerine olabiliyor, burada ise bu yazıların üstünü kapatmak yerine orjinal çizime zarar vermeden yazıyı silmek ve boş kalan kısımları tekrar çizerek üzerine Türkçe yazıyı yerleştirme (özellikle bu kısımlar inanılmaz vakit alıyor) yöntemini kullanıyoruz. Buraya kadar yaşadığımız zorluklar sırasında kaybettiğimiz zaman ise iki farklı çizgi romanın baskı hazırlığına eşit süre kadar oluyor.
Son olarak ise mangaların kendine özgü efektleri karşımıza çıkıyor, bu efektler genelde balonlamadan bağımsız ve hikâyenin anlatıldığı çizimlerin içinde oluyor, genelde anlatımda kullanılan yazıdan büyük olmalarına rağmen iki veya üçüncü bakmada ancak kendisini görebildiğimiz kadar küçük olan efektlerde oluyor. Bunları sayfadan tamamen kaldırmak veya üzerini Türkçe efekt ile kapatmak hem işin kolayına kaçmak hem de manga ruhuna tamamen saygısızlık gibi olduğu için, genelde orjinal efektin yanına Türkçesini koyuyoruz.
Bunun iki farklı zorluğu var, öncelikle Japonca’da “sert bakmak” gibi, bizim tamamen uzak olduğumuz efektlerin Türkçe’ ye çevrilmesi -ki bu kısmın grafikle alakası yok, ancak inanılmaz vakit alan bir işlem- ikincisi ise zaten hem balon, hem çizim, hem de efektin olduğu bir sayfada ayrıca Türkçe efekt koymak için uygun alan yaratmak. Yine burada bize gelen dokümanın katmansız olması sebebiyle Photoshop'la sayfalarda oldukça vakit harcıyoruz. Mangalara Türkçe efekt koyarken, balonlanmış olan mangaya baştan başlayıp her sayfaya yeniden tek tek dönüyoruz. Bu işlem zorluğundan ziyade balonlama gibi baştan sona tekrar yapıldığı için bir kitabı sıfırdan yapmak kadar vakit alıyor.
Zorluklar dahiline girmeyip sadece mangaya özgü olmayan ve diğer çizgi romanlarda da yapılan işlemler ise düzeltiler. Balonlama ve efekt yerleştirmesi hazır olan bir manga önce editör tarafından kontrol edilip bulunan hatalar veya anlatımı bozan cümleler tekrar düzeltilir ve prova baskıya gönderilir, prova baskısından gelen iş son bir kontrolden geçirilip gerekli değişiklikler son kez yapılır ve manga baskıya gönderilir.
Sonuç olarak okuyucunun tek seferde okuduğu bir manganın sadece grafiksel hazırlığı sırasında minimum dört defa okunup ve üç defa sıfırdan hazırlanma süresi kadar vakit aldığını söyleyebilirim. Tabi yazının başında da bahsettiğim gibi, burada sadece grafik hazırlık süresince yaşanan zorluklar var.  Daha ayrıca ele alınması gereken ve gerek editör olarak, gerek çevirmen olarak karşılaşılan zorluklar da mevcut.

4 yorum:

Yorum Gönder